18
SURE
Kehf Suresi
⌄
⌄
2
5
6
7
9
10
12
13
14
15
16
17
Onlar geniş bir alanda bulunurlarken, Güneş'in doğduğu zaman, mağaranın sağ tarafına yöneldiğini, battığı zaman da onların sol yanlarından geçtiğini görürsün. Bu Allah'ın ayetlerindendir.[1] Allah, kimi doğru yola iletirse[2], işte o doğru yolu bulmuştur. Kimi de dalalette bırakırsa[2], artık sen ona yol gösterecek bir yardımcı ve yol gösterici bulamazsın.
18
19
Ve böylece birbirlerine sorsunlar diye onları canlandırdık. Onlardan biri şu soruyu sordu: "Ne kadar kaldınız?" "Bir gün veya günün bir bölümü kadar." dediler. Kimisi de: "Ne kadar kaldığınızı Rabb'iniz daha iyi bilir." dediler. Sizden birisini, gümüş paranızla şehre gönderin. Hangi yiyeceği seviyorsanız ondan yiyecek getirsin. Ve sizi kimseye sezdirmemeye dikkat etsin.
20
21
Böylece, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu, o saat[1] hakkında hiç kuşku olmadığını bilmeleri için onları haberdar ettik. O zaman, onların durumu hakkında aralarında tartışıyorlardı." Onların üzerlerine bir bina yapın; onların Rabb'leri, onları daha iyi bilir." dediler. Düşünceleri kabul edilenler: "Onların üzerlerine bir mescid[2] yapalım." dediler.
22
Hiçbir bilgiye sahip olmadan, "Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir." diyecekler, "Beş kişidir, altıncısı köpekleridir." diyecekler, "Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir." diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabb'im daha iyi bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez ." Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.
24
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
39
40
42
44
45
46
47
48
49
50
51
52
54
55
56
57
Rabb'inin ayetleriyle öğüt verildiği zaman onu dikkate almayan ve yapıp ettiklerini önemsemeyen kimseden daha haksız kim vardır? Biz, böylelerinin kalplerinin üzerine, gerçeği düşünüp kavramayı engelleyen bir örtü, kulaklarına da ağırlık koyduk. Sen onları doğruya yöneltmeye çalışsan da artık asla doğru yola dönmezler.
58
59
60
61
62
63
65
66
70
71
74
75
76
77
78
79
80
81
82
"Duvar ise o şehirde iki yetim delikanlıya aitti. Ve onun altında, onlara ait bir servet vardı. Babaları iyi bir kimseydi. İşte onun için Rabb'in, onların erginlik dönemine erişmesini ve –Rabb'lerinden bir rahmet olarak- serveti çıkarmalarını istedi. Ve ben onu kendiliğimden bir iş olarak yapmadım. İşte senin sabretmeye güç yetiremediğin şeylerin açıklaması budur."
86
87
88
90
93
94
95
96
98
99
102
104
105
106
109