38
SURE

Sad Suresi

Bayraktar Bayraklı • Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
- Sad. Şeref sahibi Kur'an'a yemin olsun ki, inkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.
2
- Sad. Şeref sahibi Kur'an'a yemin olsun ki, inkar edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler.
3
Onlardan önce nice nesilleri helak ettik. O zaman yalvardılar, ama kurtuluş zamanı değildi.
4
Onlar, kendilerine içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar. Kafirleri şöyle dediler: "Bu, büyücüdür; yalancıdır."
5
"Bütün tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Şüphesiz bu şaşılacak bir şeydir."
6
Onlardan ileri gelenler tepki gösterip şöyle dediler: "Yolunuza devam ediniz, tanrılarınızı bırakmayınız. Şüphesiz bizden istenen de budur."
7
"Biz onun söylediklerini, yeni inançlarda duymadık. Kur'an, onun uydurmasından başka bir şey değildir."
8
"Kur'an içimizden sadece ona mı indirildi?" Doğrusu onlar, gönderdiğimiz Kur'an hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
9
Yoksa her şeye gücü yeten ve çok cömert Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
10
Yoksa göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların mülkiyeti onların mıdır? Öyleyse ne duruyorlar? Göğe yükselme yollarını arasınlar.
11
Onlar çeşitli gruplardan oluşmuş, şimdidenmağlub edilmeye mahküm bir ordudur.
12
- Onlardan önce Nuh kavmi, 'Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud, Lut kavmi ve Eyke halkı da yalanladılar. İşte bunlar da birleşik topluluklardı.
13
- Onlardan önce Nuh kavmi, 'Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud, Lut kavmi ve Eyke halkı da yalanladılar. İşte bunlar da birleşik topluluklardı.
14
Onların her biri, gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden azabım hak oldu.
15
Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan korkunç bir ses beklemektedirler.
16
"Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver!" dediler.
17
Onların söylediklerine sabret! Kulumuz Davud'u, o kuvvet sahibi zatı hatırla! O, hep Allah'a yönelirdi.
18
Doğrusu biz, dağları Davud'un emrine vermiştik. Gece-gündüz onunla birlikte Allah'ı anmaktadırlar.
19
Kuşları da onun emrine topladık. Hepsi Allah'a yönelmektedirler.
20
Onun mülkünü güçlendirdik. Kendisine hikmet ve güzel konuşma vermiştik.
21
Sana o davacıların öyküsü geldi mi? Hani mabedinin duvarına tırmanmışlardı.
22
Ansızın Davud'un yanına girdiklerinde, onlardan korktu. Onlar şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirine haksızlık etmiş iki davalıyız. Aramızda adaletle hükmet, adaletten ayrılma, bizi doğru çözüme ulaştır."
23
"Bu benim kardeşimdir. Onun doksandokuz koyunu, benim de bir koyunum var. 'Onu da bana ver' dedi ve beni konuşmada yendi."
24
Davud, "Senden, koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle, sana haksızlık etmiştir. Ortaklardan birçoğu birbirinin haklarına tecavüz ederler. Ancak inanıp yararlı iş yapanlar hariç. Onlar da çok azdır" dedi. Davud, bizim kendisini denediğimizi anladı. Rabbinden bağışlanma diledi ve secdeye kapanarak tövbe etti.
25
Biz de onu, verdiği bu hükümden dolayı bağışladık. Katımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.
26
"Ey Davud! Seni yeryüzünde halife tayin ettik. Bundan dolayı insanlar arasında adaletle hüküm ver! Nefsin arzusuna uyma ki seni Allah'ın yolundan saptırmasın. Şüphesiz, Allah'ın yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır."
27
Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, inkar edenlerin zannıdır. Vay o inkar edenlerin ateşteki haline!
28
Yoksa biz, inanıp yararlı iş yapanlara, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi davranacağız? Veya Allah'a saygı duyanları günahkarlar gibi mi sayacağız?
29
Sana bu mübarek kitabı, ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik.
30
Biz Davud'a Süleyman'ı bağışladık. Süleyman ne iyi bir kuldu! Çünkü o, daima Allah'a yöneliyordu.
31
Ona bir akşamüstü, üç ayak üzerine duran, soylu atlar sunulmuştu.
32
Süleyman, "Rabbimi hatırlattıklarından dolayı atları severim" dedi. Gözünden kaybolana kadar onlara baktı.
33
"Onları bana tekrar getiriniz" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını ovmaya başladı.
34
Andolsun, biz Süleyman'ı sınayıp tahtının üstüne bir ceset attık. Sonra Allah'a yöneldi.
35
O şöyle dedi: "Ey Rabbim!Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir mülk ver. Şüphesiz bağışlayıcı sadece sensin."
36
Bunun üzerine biz,rüzgarı onun emrine verdik. Onun emriyle istediği yöne doğru tatlı tatlı esiyordu.
37
Bütün usta ve dalgıç şeytanları da emrine verdik.
38
Zincirlere vurulmuş başkalarını da.
39
İşte bu, bizim ihsanımızdır. "Sen onu ister dilediğine ver, ister verme, sorulmazsın" dedik.
40
Katımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.
41
Kulumuz Eyyub'u da hatırla! Bir vakit Rabbine, "Şeytan bana bir bitkinlik ve eziyet verdi" diye yalvarmıştı.
42
Ona, "Ayağını yere vur. İşte, yıkanacak ve içilecek soğuk bir su" dedik.
43
Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olarak ona ailesini, onlarla birlikte bir o kadarını daha verdik.
44
"Eline bir demet sap al ve onunla vur; yeminini bozma" dedik. Şüphesiz biz onu sabırlı bulduk. O ne iyi bir kuldu! O, daima Allah'a yönelirdi.
45
Kuvvetli ve basiretli kullarımız İbrahim, İshak ve Ya'kub'u da hatırla!
46
Biz onları daima ahireti düşünen ihlaslı kullar kıldık.
47
Şüphesiz onlar, katımızda seçkin ve iyi kullardı.
48
İsmail'i, Elyesa'ı, Zülkifl'i de hatırla!; hepsi de iyi kullardandı.
49
Bunlar bir öğüttür. Şüphesiz muttakiler için güzel bir gelecek vardır.
50
Kendilerine kapıları açılmış 'Adn cennetleri vardır.
51
Orada koltuklara yaslanırlar. Birçok meyve ve içecek isterler.
52
Yanlarında, eşlerinden başkasına bakmayan, kendilerine yaşıt eşler vardır.
53
İşte, hesap günü için, size vaad edilen budur.
54
Şüphesiz bu, bizim vaadimiz olan rızıktır. Onda tükenmek yoktur.
55
Bu da bir uyarıdır. Şüphesiz, azgınlar için de kötü bir gelecek vardır.
56
Onlar cehenneme girecekler. Orası ne kötü bir kalma yeridir!
57
İşte bu, kaynar su ve irindir. Onu tatsınlar.
58
Bu tür çeşit çeşit diğer azaplar da vardır.
59
İnkarcıların önderlerine, "İşte bu, sizinle beraber cehenneme girecek topluluktur" denildiğinde, "Onlar rahat yüzü görmesin, onlar mutlaka ateşe gireceklerdir" derler.
60
Önderlere uyanlar ise, "Asıl siz rahat yüzü görmeyiniz! Bizi buraya süren sizsiniz. Burası ne kötü bir yerdir!" derler.
61
"Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse, onun ateşteki azabını iki kat arttır!" derler.
62
İnkarcılar derler ki: "Dünyada kendilerini kötülerden saydığımız kimseleri burada niçin göremiyoruz?"
63
"Alaya aldığımız onlar değil miydi? Yoksa onları gözden mi kaçırdık?"
64
İşte cehennemliklerin bu şekilde tartışması gerçekleşecektir.
65
De ki: "Ben, sadece bir uyarıcıyım. Tek olan ve her şeyin üstesinden gelen Allah'tan başka hiçbir tanrı yoktur."
66
"O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. Onun her şeye gücü yeter ve affedicidir."
67
De ki: "Bu uyardığım husus, evrensel bir haberdir."
68
"Siz ondan yüz çeviriyorsunuz."
69
"Melekler topluluğunun aralarında neyi tartıştıkları hakkında benim hiçbir bilgim yoktur."
70
"Bana sadece apaçık bir uyarıcı olduğumdan dolayı vahyediliyor."
71
O vakit Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım."
72
"Onu şekillendirip ruhumdan üflediğimde, derhal ona secdeye kapanınız."
73
Bütün melekler secde ettiler.
74
Yalnız İblis secde etmedi. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu.
75
Allah, "Ey İblis! Kudretimle yarattığıma secde etmekten seni meneden nedir? Böbürlendin mi, yoksa yücelerden misin?" dedi.
76
İblis, "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten, onu çamurdan yarattın" dedi.
77
Allah, "Çık oradan, sen kovuldun."
78
"Ceza gününe kadar lanetim senin üzerine olsun" dedi.
79
İblis, "Ey Rabbim! Tekrar diriliş gününe kadar, bana süre ver" dedi.
80
- Allah, "İşte o belli vaktin geleceği güne kadar sen süre verilenlerdensin" dedi.
81
- Allah, "İşte o belli vaktin geleceği güne kadar sen süre verilenlerdensin" dedi.
82
- İblis, "Senin şanına andolsun ki ihlaslı kulların hariç,onların hepsini azdıracağım"dedi.
83
- İblis, "Senin şanına andolsun ki ihlaslı kulların hariç,onların hepsini azdıracağım"dedi.
84
Allah, "Gerçek budur ve ben gerçeği söylerim."
85
"Elbette, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi.
86
De ki: "Ben, tebliğime karşılık sizden bir karşılık istemiyorum. Ben, zorluk çıkaranlardan da değilim."
87
Bu Kur'an sadece alemlere bir öğüttür.
88
Onun verdiği haberlerin gerçek olduğunu, bir zaman sonra çok iyi anlayacaksınız.