39
SURE
Zümer Suresi
⌄
⌄
2
3
Dikkat edin, halis din (mutlak sistem ve düzen) Allah (Esma'sının açığa çıkması) içindir! O'nun dununda (tanrısal kuvveler vehmedilenleri) veliler edinenler: "Biz onlara, sadece bizi Allah'a yaklaştırması için tapıyoruz" (derler). . . Muhakkak ki Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuda hüküm verecektir. . . Muhakkak ki Allah, yalancı olup, hakikati inkar eden kimseye hidayet etmez.
4
5
6
Sizi nefs-i vahide'den (nefs-i küll - kozmik bilinç - evrensel benlik - Hakikati Muhammedi - RUH adlı melek tanımlamalarıyla işaret edilen) yarattı! Sonra (holografik esas gereğince) ondan (bilinçten) onun eşini (bedeni) oluşturdu; sizin için en'amdan (kontrol edilebilir hayvani duygular) sekiz eş açığa çıkardı! Sizi analarınızın karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratıştan sonra (diğer) bir yaratışa (geçirerek) yaratıyor. . . İşte size Rabbiniz Allah; mülkü onun (Esma'sının işaret ettiği özelliklerin açığa çıkması) için olan! Tanrı yok; sadece "HU"! Nasıl hakikati görmezsiniz!
7
Eğer küfür (nankörlük) ederseniz (insanlığınızı - yeryüzünde {bedende} halifeliğinizi {'B'illah işareti doğrultusunda Esma kuvveleriyle tasarruf gücünüzü} değerlendirip şükretmezseniz; hakikatinizden perdelenirseniz), muhakkak ki Allah sizden Ğaniyy'dir! (Allah) kulları için küfre (nankörlüğe; fıtratlarını zayi etmelerine, kaybolmalarına) razı olmaz! Eğer şükrederseniz (değerlendirirseniz), sizin için ona razı olur. . . Hiçbir kimse, bir başkasının vebalini yüklenmez! Sonra dönüşümünüz Rabbinizedir! Sizde yaptıklarınızın sonucunun ne olduğunu açığa çıkaracaktır. . . Muhakkak ki O, içinizdekilerin (bilinç ve şuurunuzun) Zatı (hakikati) olarak Aliym'dir (sakladıklarınızı da, her şeyinizi de tam bilen).
8
İnsana (rahmet olarak; onu arındırmak - genişletmek için) bir durr (zarar, hastalık, sıkıntı) dokunduğunda, O'na yönlenir; Rabbine dua eder. . . Sonra ona (Rabbi) kendinden bir nimet lütfettiğinde, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a endad (denk vehmettiği varlıklar) kabullenir. . . De ki: "Küfrünle azıcık yaşa. . . Muhakkak ki sen ateş ehlindensin!"
9
(Böylesi mi) yoksa gecenin bir kısmında kalkıp secdeyi yaşayan ve (Kayyum'un varlığıyla) kaim olarak, sonsuz geleceğin gereklerine hazırlanan; Rabbinin (hakikatindeki Esma kuvvelerinin) Rahmetini (çeşitli özelliklerini açığa çıkarmayı) uman mı? De ki: "Hiç bilenler ile bilmeyenler eşit olur mu? Sadece derin düşünebilen akıl sahipleri bunu anlayabilir. "
10
De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden (yaptığınız her şeyin sonucunu kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Bu dünyada güzellikler, iyilik yapanlar (mümin - kafir fark etmez) içindir. . . Allah'ın arzı (Beyinin Esma özelliklerini açığa çıkarma kapasitesi) geniştir. . . Sadece sabredenlerde bunun karşılığı hesapsız açığa çıkarılır. "
11
13
15
"Siz de O'nun dununda dilediğinize tapının!" De ki: "Gerçek şudur ki; kıyamet sürecinde hüsranı yaşayacak olanlar, hem nefslerini (bilinçlerini/kendilerini) hem de ehillerini (o günkü eşi olan bedenini) hüsrana uğratacak şekilde yönlendirenlerin ta kendileridir! Dikkat edin! İşte o apaçık bir hüsranın ta kendisidir!"
16
Onların, fevklerinden (bilinç boyutu itibarıyla) de yakıcı - ateşten gölgelikler (katmanlar) vardır, altlarından (bedenleri itibarıyla) da gölgelikler (katmanlar) vardır. . . İşte (gerçek) bu; Allah onun korkusunu kullarında açığa çıkarıyor! Ey kullarım, benden korunun (Sünnetim gereği sizden açığa çıkan her şeyin sonucunu kesinlikle yaşatacağım için)!
17
18
20
21
Görmedin mi ki Allah, semadan (Esma manalarının açığa çıkışı olan şuurdan) bir su (ilim) inzal etti de onu arzdaki (bedendeki) kaynaklara (beyine) koydu. . . Sonra ondaki kuvvelerle renkleri muhtelif (çeşitli huyların sonucu) ekinler (üretim) açığa çıkarıyor. . . Sonra kurur da sen onu sararmış görürsün (oluşumu sırasında çok değer verdiğin şeyler, olup bittikten sonra bakarsın tüm değerini yitirir). . . Sonra onu bir hutam (kuru bitki, çer - çöp) kılar! Muhakkak ki bu (misalde) derin düşünen akıl sahipleri için elbette bir ders vardır!
22
23
Allah, sözün en güzelini; müteşabih (benzetme yollu), mesani (aynı cümlede veya kelimede iki ayrı işareti vererek ikili anlatımla) bir bilgiyi (tafsilatlı) indirdi. . . Rablerinden haşyet eden kimselerin Ondan derileri (tüyleri) ürperir. . . Sonra bedeni ve şuuru Allah zikrine yumuşar (kabule müsait hale gelir). . . İşte bu Allah'ın hidayetidir ki onunla dilediğini hakikate erdirir! Allah kimi saptırırsa ona hidayet edecek yoktur.
24
26
27
29
32
33
34
35
36
37
38
Andolsun ki eğer onlara: "Semaları ve arzı kim yarattı?" diye sorsan, elbette: "Allah" diyeceklerdir. . . De ki: "(Bu cevabınıza göre) Allah dununda isimlendirdiklerinizin (yerini) gördünüz mü? Eğer Allah bende bir zarar, sıkıntı irade ederse, O'nun verdiği zararı, sıkıntıyı onlar açıp kaldıracaklar mı? Yahut (Allah) bende bir rahmet irade ederse, O'nun rahmetini onlar engelleyebilirler mi?". . . De ki: "Allah bana yeter! Tevekkül edenler O'nu Vekiyl kılar!"
39
41
42
Allah, ölümü tatma zamanı geldiğinde insanları vefat ettirir (bedenin işlevsiz kalması). . . Ölmemiş olanları da uykularında (bilinç dünyasına geçirtir). . . Hakkında ölüm hükmettiğini (o boyutta) tutar; diğerlerini belli bir ömür için irsal eder. . . Muhakkak ki bu olayda derin düşünen bir topluluk için elbette işaretler vardır.
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
58
59
60
61
63
65
66
67
68
69
70
71
Hakikat bilgisini inkar edenler de sınıflar halinde cehenneme sevkolunmuştur. . . Nihayet oraya geldiklerinde, onun kapıları açıldı ve onun bekçileri onlara: "Sizden, Rabbinizin işaretlerini size bildiren, bu sürece kavuşacağınız hakkında sizi uyaran Rasuller gelmedi mi?" dedi. . . Dediler ki: "Evet". . . Ne var ki, azap sözü, hakikat bilgisini inkar edenler üzerine gerçekleşmiştir. "
72
73
74