39
SURE
Zümer Suresi
⌄
⌄
2
3
Dikkat edin! Arı duru din yalnızca Allah'a aittir. O'nun peşi sıra dostlar edinenler "Onlara, bizi yalnızca Allah'a biraz daha yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!" (derler).[1] Şüphesiz ki Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola ulaştırmaz.
4
5
6
(Allah) sizi tek bir nefisten[1] (candan/cevherden) yaratmıştır; sonra ondan (o candan/cevherden) eşini de var etmiştir. Sizin için hayvanlardan da sekiz çift[2]indirmiştir (yaratmıştır). Sizi annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde aşamalardan geçirerek yaratıyor.[3] İşte bu (yaratıcı), Rabbiniz Allah'tır. Otorite yalnızca O'na aittir. O'ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!
7
İnkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. O, kullarının küfrüne razı olmaz. Şükrederseniz sizden bunu kabul eder.[1] Hiçbir (günah) yüklüsü başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Sonunda dönüşünüz sadece Rabbinizedir ve O, yaptığınız şeyleri size bildirecektir. Şüphesiz ki O göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.
8
9
10
15
16
17
18
19
20
21
Şüphesiz ki Allah'ın, gökten su indirmekte olduğunu görmüyor musun? (Allah) onu (suyu) yerdeki kaynaklara yerleştirir; sonra onunla türlü türlü renklerde ekin çıkarır. Sonra (o ekin) kurur da sararmış olduğunu görürsün. Sonra da onu (ekini) kuru bir kırıntı (çer çöp) yapar. Şüphesiz ki bunda, öz akıl sahipleri için (gerçeği) hatırla(t)ma vardır.[1]
22
23
Allah sözün en güzelini, müteşâbih (benzeşen anlamlı) ve mesânî (hakikatleri tekrarlanan) bir kitap olarak indirdi.[1] Bu (Kitab)ın etkisiyle Rablerine saygı duyanların tüyleri ürperir.[2]Sonra hem derileri hem de kalpleri Allah'ın zikrine (Kur'an'a ısınıp) yumuşar. İşte bu (Kitap), Allah'ın, dileyeni (layık gördüğünü) kendisiyle doğru yola ulaştırdığı bir rehberdir.[3] Allah kimi de saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık ona hiçbir yol gösteren olamaz.[4]
24
26
27
29
32
33
34
35
36
37
38
Onlara "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah" derler.[1] De ki: "(Şunu) düşünün: Allah bana bir zarar vermek isterse, onlar (putlar) O'nun verdiği zararı açıp (giderebilir) mi? Veya (Allah) bana bir merhamet dilerse onlar O'nun merhametini tutup (önleyebilirler) mi?"[2] De ki: "Bana Allah yeter. Güvenenler de yalnızca O'na güvenirler!"
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
51
52
53
55
56
57
58
59
60
61
63
65
67
68
69
70
71
Kâfir olanlar grup grup[1] cehenneme sevk edilecektir. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açılacak ve bekçileri onlara "Size, içinizden Rabbinizin ayetlerini tilavet eden (okuyup aktaran) ve bugününüzle karşılaşacağınızı uyaran elçiler gelmemiş miydi?" diyecektir. Onlar "Evet (gelmişti)!" diyecekler ancak azap sözü kâfirler üzerine hak olmuştur.
72
73
74