57
SURE
Hadid Suresi
⌄
⌄
1
2
4
6
7
8
9
10
Ne oluyor size ki (iman etdikden sonra da) Allah yolunda harcamıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin (bütün) mirası Allahındır. İçinizde fetihden evvel (Allah yolunda) harcayan ve muhaarebe eden kimseler (diğerleriyle) bir olmaz. Onlar derece i'tibariyle (o fetihden) sonra harcayan ve muhaarebe edenlerden daha büyükdür. (Bununla beraber) Allah (bu iki zümreden) her birine en güzel olanı (cenneti) va'detdi. Allah, ne yaparsanız hakkıyle haberdardır,
11
12
13
O günde ki erkek münafıklarla kadın münafıklar, iman etmiş olanlara "Bizi bekleyin. Nuurunuzdan bir parça ışık alalım" diyecekler) dir. (O gün onlara istihza suretiyle) "Dönün arkanıza da bir nuur arayın" denilmiş (denilecek), nihayet onlar (la iman etmiş olanlar) ın arasına kapılı bir dıvar çekilmişdir (çekilecekdir). (öyle ki) onun içinde rahmet, dış yanında da azab vardır.
14
(Münafıklar) onlara bağrışırlar: "Biz sizinle beraber değil miydik"? "Evet, dediler (derler, beraberdik). Fakat kendinizi siz kendiniz yakdınız. (Hep mü'minlerin felaketini) gözetdiniz. (İslam dini hakkında) şübhe etdiniz. Sizi kuruntular aldatdı. Sizi o çok aldatan, Allaha karşı bile aldatdı". Nihayet (işte) Allahın emri gelib çatdı.
15
16
17
18
19
20
Bilin ki (ahiret kazancına yer vermeyen) dünya hayatı ancak bir oyundur, bir eğlencedir, bir süsdür, aranızda bir öğünüşdür. Mallarda ve evladlarda bir çoğalışdır. (Bunun) misali, bitirdiği nebat ekicilerin hoşuna giden bir yağmur gibidir. (Fakat) sonra o (nebat) kurur da sen (onu) sapsarı bir haale getirilmiş görürsün. Sonra da o, bir çörçöp olur. Ahiretde çetin azab vardır, Allahdan mağfiret ve rızaa vardır. Dünya hayatı (ndan faidelenmek) bir aldanış faidesinden başka (bir şey) değildir.
21
22
23
24
25
Andolsun ki biz elçilerimizi açık açık bürhanlarla gönderdik ve insanların adaleti ayakda tutmaları için, beraberlerinde de kitabı ve mizanı indirdik. Bir de kendisinde hem çetin bir sertlik, hem insanlar için menfaatler bulunan demiri indirdik. Çünkü (bununla) Allah, kendisine ve peygamberlerine gıyaben kimlerin yardım edeceğini belli edecekdir. Şübhesiz ki Allah, en büyük kuvvet saahibidir, yegane gaalibdir.
26
27
Sonra bunların izleri üzerinde, ardı ardınca peygamberlerimizi yolladık. Arkalarından da Meryem oğlu isayı gönderdik. Ona incili verdik. Kendisine tabi olanların yüreklerine bir şefekat ve merhamet koyduk. Onların (yeni bir adet olmak üzere) ihdas etdikleri rehbanlığa (gelince:) Onu üzerlerine biz farzetmedik. Ancak (onlar bunu sırf) Allahın rızaasını aramak için yapdılar. Fakat buna hakkıyle riaayet de etmediler. Biz de içlerinden (gerçek) iman edenlere mükafatlarını verdik. Onlardan bir çoğu ise (doğru yoldan) çıkanlardı.
28
29
Ehl-i kitab, hakıykaten Allahın fazl (-u kerem) inden hiçbir şey'e nail olamayacaklarını, muhakkak bütün inayetin Allahın elinde bulunduğunu, onu (ancak) dileyeceği kimselere vereceğini bilmedikleri için mi (küfürde inad ediyorlar? Halbuki bunu pek a'la biliyorlar da). Allah büyük fazl (-u kerem) saahibidir.