66
SURE
Tahrim Suresi
⌄
⌄
1
2
3
Hani, bir gün Peygamber eşlerinden birini bir hadiseden (dolayı) sırrına ortak etmişti; fakat eşi bu sırrı ifşa edip Allah da onu (Peygamber'e) bildirince, (Peygamber) o hadisenin bir kısımını (diğer eşine) de anlatmış, ama bir kısmından hiç söz etmemişti. Nihayet (Peygamber sır tutmayan) eşine yaptığı (yanlışı) bildirince, "Bunu sana kim haber verdi?" demişti. (Peygamber de), "Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan haber verdi" diye cevap vermişti.
4
(Onlara de ki): "Eğer siz ikiniz Allah'a tevbe ederseniz (iyi olur); doğrusu her ikinizinde kalpleri kaymıştır! Siz ikiniz eğer ona karşı dayanışma içine girerseniz, unutmayın ki Allah, evet onun dostu O'dur; buna ilaveten Cebrail, mü'minlerin en seçkin olanları ve melekler de (onun) destekçileridir.
5
Farz edin ki o sizi boşadı; bu takdirde O'nun Rabbi yerinizi sizden çok daha iyi eşlerle doldurabilir: Allah'a tam teslim olan, O'na tam güvenip inanan, O'nun iradesini gerçekleştirmek için el pençe divan duran, hatada ısrar etmeyen, yalnız O'na kulluk eden, hayır yolunda koşan, dul ya da bakire eşler...
6
7
8
Siz ey iman edenler! Samimi bir kalp ile tevbe ederek içten bir sadakatle Allah'a yönelin! Umulur ki Rabbiniz günahlarınızı örter ve Allah'ın peygamber ve ona katılarak iman edenleri mahcup etmeyeceği o gün, sizi zemininden ırmakların çağladığı cennetlere koyar: Onlar önlerinden ve sağlarından ışık saçarlar ve şöyle dua ederler: "Rabbimiz! Nurumuzu tamamla ve bizi bağışla: çünkü sen her şeye kadirsin!
9
10
Allah küfre saplanmış olanlara Nuh'un karısı ile Lut'un karısını örnek getirdi; Bu ikisi iki iyi kulumuzun nikahı altındaydılar; fakat kocaların(ın misyonların)a ihanet etmişlerdi. (Bu iki kadına) "Ateşe girenlerle birlikte siz de girin!" denildiği (gün), iki (kocanın) varlığı da, onları Allah'ın cezasına uğramaktan koruyamayacak.
11
12
İmran'ın kızı Meryem'i de (örnek göstermiştir): O (Meryem) ki iffetini korumuş, buna karşılık Biz de onun (rahminde)kine ruhumuzdan üflemiştik; o da Rabbinin kelimelerini ve O'nun kitaplarını gönülden tasdik etmişti: zira o, Allah'ın iradesini gerçekleştirmek için el pençe divan duranlardan biriydi.