67
SURE

Mülk Suresi

Süleymaniye Vakfı • Süleymaniye Vakfı Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Bütün yetkileri elinde tutan Allah pek yücedir. Her şeye bir ölçü koyan O'dur.
2
Ölümü ve hayatı yaratan odur[1]. Bunlar; hanginiz daha güzel iş yapacak diye sizi yıpratıcı bir imtihandan geçirmek içindir. O güçlüdür, bağışlayıcıdır.
3
Üst üste yedi kat göğü yaratan da O'dur. Rahman'ın yaratmasında bir uyumsuzluk göremezsin. Bakışlarını bir daha çevir; bir çatlak görebilir misin?
4
Sonra bakışlarını iki defa daha çevir de bak, gözün umutsuz halde bitkin düşecektir.
5
En yakın göğü kandillerle (yıldızlarla) süsledik. Orayı şeytanlar için taşlama yeri yaptık ve onlara alevli bir ateş hazırladık.
6
Rablerini görmezlikten gelenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü hale gelmektir o!
7
Oraya atıldıklarında, alevler saçarken çektiği havanın[1] uğultusunu işitirler.
8
Sanki öfkesinden çatlayacak gibidir. Her bir bölük Cehenneme atılırken bekçiler onlara: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" diye sorarlar.
9
"Evet" derler; "bize uyarıcı geldi ama biz yalana sarıldık; Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapkınlık içindesiniz" dedik.
10
"Keşke söz dinleseydik ya da aklımızı kullansaydık, şimdi bu alevli ateşin ahalisi içinde olmazdık" derler.
11
Böylece suçlarını itiraf ederler. O alevli ateş ahalisi için bundan sonrası tam bir perişanlıktır.
12
İçten içe[1] Sahibinden korkanlara gelince, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
13
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; O, içinizde olanları bilir.
14
Yaratan bilmez mi? Her şeyin iç yüzünü, en ince ayrıntısıyla bilen O'dur.
15
Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. (Yeryüzünün) omuzlarında dolaşın ve rızkından yiyin. Topraktan çıkış[1] O'nun huzuruna olacaktır..
16
Gökte olanın, bir sarsıntıyla sizi yere batırmasına karşı güvenceniz var mı?
17
Yoksa gökte olanın, üzerinize taş yağdıran şeyler göndermesine karşı güvende misiniz? Tarafımdan uyarılan kimsenin[1] ne hale geldiğini yakında öğrenirsiniz.
18
Sizden[1] öncekiler de yalana sarılmışlardı; onları hiç beklemedikleri bir hale nasıl da getirmiştim!
19
Üstlerinde sıralar halinde uçuşan kuşları, kanatlarını çekerken görmediler mi? Onları, Rahman'dan[1] başka hiç kimse o çizgide tutamaz. Her şeyi gören O'dur.
20
Rahman ile aranıza girip size yardım için kenetlenmiş olanlar kimlermiş[1]? Kafirler bile bile aldanmışlık[2] içinde olurlar.
21
Allah rızkı kesse size kim rızık verebilir? Hayır (kimse veremez), onlar inadına bir azgınlık ve nefret içindedirler.
22
Kafasını iyice önüne eğip yürüyen mi yoksa doğru yolda dimdik yürüyen mi hedefi daha iyi bulur?
23
De ki "Sizi var eden; size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) özelliği veren ve gönüllerinizi[1] oluşturan O'dur. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!"
24
De ki "Toprağa sizi tohum gibi eken[1] O'dur. O'nun huzurunda toplanacaksınız."
25
"Dediğiniz doğruysa onun ne zaman olacağını da söyleyin." derler.
26
De ki "O bilgi, Allah katındadır. Ben, sadece doğruları açıklayan bir uyarıcıyım."
27
O tehdidi yakından görünce ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) yüzleri fenalaşır ve onlara "Öğrenmek istediğiniz şey budur" denir.
28
De ki "Düşünsenize, Allah beni ve benimle birlikte olanları yok etse veya iyilikte bulunsa, her iki durumda da siz kafirleri acıklı azaptan kim kurtarabilir?"
29
De ki "İyiliği sonsuz olan O'dur; biz O'na inanıp güvendik ve O'nu kendimize vekil ettik. Açık bir sapıklık içinde olanın kim olduğunu yakında öğrenirsiniz."
30
De ki "Düşünsenize, bir sabah sularınız yerin dibine batsa, kim size bir akarsu getirebilir?"