18
SURE
Kehf Suresi
⌄
⌄
1
(1-2-3-4) (Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.
2
(1-2-3-4) (Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.
3
(1-2-3-4) (Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.
4
(1-2-3-4) (Kafirleri) canib (-i ilahisi) nden en çetin bir azab ile korkutmak, güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunan mü'minlere de içinde ebedi kalacakları güzel bir ecr (ve mükafat) ı müjdelemek, (hele) "Allah evlad edindi" diyenlere ma'ruz kalacakları kötü aakıbetleri haber vermek için, kendisinde hiç bir eğrilik yapmadığı, o dosdoğru kitabı (Kur'anı) kulu (Muhammed sallellahü aleyhi ve sellem) üzerine indiren Allaha hamd olsun.
5
6
7
9
10
12
13
14
(14-15) Ve (zaalim hükümdarın önünde) dikilib de: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına Tanrı demeyiz. (Dersek) o halde, andolsun ki, hakıykatden uzaklaşmış oluruz. Şunlar, şu bizim kavmimiz Ondan (Allahdan) başka Tanrılar edindiler. Bunların üzerine baari açık bir bürhan getirselerdi ya. Artık Allaha karşı yalan yere iftira edenlerden daha zaalim kimdir?" dedikleri zaman onların kalblerini (sabr ve sebat ile tamamen Hakka) bağlamışdık.
15
(14-15) Ve (zaalim hükümdarın önünde) dikilib de: "Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan başkasına Tanrı demeyiz. (Dersek) o halde, andolsun ki, hakıykatden uzaklaşmış oluruz. Şunlar, şu bizim kavmimiz Ondan (Allahdan) başka Tanrılar edindiler. Bunların üzerine baari açık bir bürhan getirselerdi ya. Artık Allaha karşı yalan yere iftira edenlerden daha zaalim kimdir?" dedikleri zaman onların kalblerini (sabr ve sebat ile tamamen Hakka) bağlamışdık.
16
17
(Onlara baksaydın) görürdün ki güneş doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafına yönelir, batdığı vakit da onların sol yanını kesib giderdi. Kendileri ise oranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allahın ayetlerindendir. Allah kime hidayet ederse o, doğru yola erdirilmiş, kimi de şaşırırsa artık onun için hiç bir zaman irşad edici bir yar bulamazsın.
18
Sen onları uyanık kimseler sanırsın. Halbuki onlar uyuyanlardır. Biz onları (gah) sağ yanına, (gah) sol yanına çeviriyorduk. Köpekleri de (mağaranın) giriş yerinde iki kolunu (ayağını) uzat (ıb yat) makda idi. Üzerlerine tırmanıb da (hallerini bir) görseydin mutlakaa onlardan yüz çevirir, kaçardın ve her halde için onlardan korku ile dolardı.
19
Bunun gibi onları aralarında soruşsunlar diye uyandırdık da, içlerinden bir sözcü dedi ki: "Ne kadar eğleşdiniz"?. (Ba'zıları) "Bir gün, yahud bir günün bir parçasında eğleşdik" dediler. (Diğerleri de) "Ne kadar eğlendiğinizi Rabbiniz daha iyi bilendir. Şimdi siz birinizi bu gümüş para ile şehre gönderin de baksın, onun hangi yiyeceği daha temizse ondan size bir rızık getirsin. Çok nazik hareket etsin, sizi hiç bir kimseye sakın hissettirmesin" dediler.
20
21
Böylece (kullarımızı ve mü'minleri) onlar (ın ahvaaline) muttali' kıldık ki Allahın (tekrar dirilteceğine dair olan) va'dinin şübhesiz bir hak olduğunu, kıyamet (in vukuunda) da hiç bir şübhe bulunmadığını bilmiş olsunlar. O sırada onlar, bunların işini aralarında niza'laşıyorlardı. Bunun üzerine "Onların etrafına bir bina yapın" dediler. Rabları onları daha iyi bilendir. Onların işine gaalib (ve vaakıf) olanlar ise: "Mutlakaa yanlarında bir mescid edineceğiz" dedi (ler).
22
"(Sayıları) üçdür, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler, "Beşdir, altıncıları köpekleridir" diyecekler. (İkisi de) ğaybı taşlamakdır. "Yedidir sekizincileri kelbleridir" diyecekler. Söyle ki: "Rabbim onların sayısını daha iyi bilendir. Onları (insanların) birazından başkası bilemez". O halde bunlar hakkında zaahiri bir münakaşadan gayrı ile mücadele etme. Bunlara dair içlerinden hiç bir kimseden fetva da isteme.
24
26
27
28
29
De ki: "O (Kur'an) Rabbimizden (gelen bir) hakdır. Artık dileyen iman etsin, dileyen gavur olsun. Hakıykat biz, zaalimlere öyle bir ateş hazırladık ki (etrafını saran) dıvar (lar) ı çepçevre kendilerini kuşatmış (kuşatacak) dır. Eğer onlar (susuzlukdan) feryad ve istimdad ederlerse (kaynamış ve) kalın bir mayi'a benzeyen, yüzleri kavuran bir su ile imdad olunacaklardır. O, ne fena içecekdir! (O ateş) ne kötü bir dayanakdır!
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
44
45
46
47
48
49
50
Hani biz meleklere: "Adem için secde edin" demişdik de İblisden başkası hemen secde etmişlerdi. O ise, cinden olduğu için, Rabbinin emrinden dışarı çıkmışdı. Şimdi siz beni bırakıb da onu ve onun neslini (avenesini), hepsi sizin düşmanınız olduğu halde, dostlar edinir misiniz? Zaalimler için ne kötü trampadır (bu)!
51
52
53
54
55
İnsanlara hidayet geldiği zaman onların iman etmelerini, Rablerinden mağfiret istemelerini evvelkilerin (mahv-ü helakinde cari ve haakim olan ilahi) sünnetin kendilerine de yetişib çatacağın (ı), yahud onlara gözleri önünde (ahiret) azab (ının) geleceğin (i beklemelerin) den başka bir şey men'etmedi.
56
57
Kendisine Rabbinin ayetleriyle nasıyhat edilib de onlardan yüz çeviren, iki elinin öne sürdüğünü unutan kişiden daha zaalim kimdir? Biz onların kalbleri üstüne, onu iyice anlamalarına engel, perdeler, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen onları doğru yola çağırsan da bu halde ebedi hidayete gelmezler.
58
59
60
61
62
63
65
66
70
71
73
74
76
77
78
79
80
81
82
"Dıvara gelince: Bu, o şehirde iki yetim oğlancığındı. Altında da onlara aid bir defiyne vardı. Babaları iyi bir adamdı. Binaen'aleyh Rabbin diledi ki ikisi de rüşdlerine ersinler, definelerini çıkarsınlar. (Bu), Rabbimden bir merhametdi. Ben bunu kendi re'yimle yapmadım. İşte üzerlerinde sabredemediğin şeylerin iç yüzü"!
84
86
87
88
90
91
94
95
96
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
109