22
SURE
Hac Suresi
⌄
⌄
1
2
3
4
5
Ey insanlar! Diriltilmekten şüphedeyseniz, (bilin ki) biz sizi topraktan, sonra nutfeden (zigottan), sonra ‘alakadan (embriyodan), sonra organları belirlenmiş, (detayları) belirlenmemiş bir mudğadan (et parçacığından) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim.[1] Dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz;[2] sonra sizi bir bebek olarak doğumla (dışarı) çıkartırız.[3] Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). Kiminiz vefat ettirilir; kiminiz de bilgiden sonra (biliyorken) bir şey bilmez hâle gelsin diye ömrün en sıkıntılı çağına[4] kadar götürülür.[5] Yeri de kupkuru (ölü) bir hâlde görürsün; biz onun (toprağın) üzerine suyu indirdiğimiz zaman bir de bakarsın ki kıpırdayıp kabarır ve her iç açıcı çiftten (bitkiler) yetiştirir.[6]
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
Biz büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın sembollerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar sıra sıra (dururken) üzerlerine Allah'ın ismini hatırlayın (ve kurban edin)! Yan üstü yere düştüklerinde (öldüklerinde) onlardan hem kendiniz yiyin hem de kanaatkâr olana ve fakirlere yedirin! İşte şükredesiniz diye bunları sizin hizmetinize verdik.
37
39
40
Onlar -başka değil- sadece "Rabbimiz Allah'tır." dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarılmışlardır. Allah bir kısım insanları diğer bir kısmı ile def edip önlemeseydi, elbette içlerinde Allah'ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yıkılırdı. Şüphesiz ki Allah kendisine (dinine) yardım edenlere yardım edecektir.[1] Şüphesiz ki Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
41
42
44
45
46
47
48
51
52
Biz senden önce hiçbir elçi veya peygamber göndermedik ki o, bir temennide bulunduğunda, şeytan onun dileğine mutlaka (bir şeyler) katmaya kalkışmasın.[1] Ne var ki Allah, şeytanın katacağı şeyi iptal eder.[2]Sonra Allah kendi ayetlerini sağlam olarak yerleştirir.[3] Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
53
54
55
56
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
70
71
72
Ayetlerimiz kendilerine açıkça tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kâfir olanların yüzlerinde hoşnutsuzluk (olduğunu) bilirsin (fark edersin). Onlar, kendilerine ayetlerimizi tilavet edenlere (okuyup aktaranlara) neredeyse saldırırlar.[1] De ki: "Size bundan (bu öfkenize sebep olan şeyden) daha kötüsünü bildireyim mi? Allah'ın kâfir olanlara vadettiği (cehennemdeki) ateş!" Ne kötü varış yeridir (orası)!
73
74
76
78
Allah uğrunda, hakkıyla cihad edin (fedakarlık yapın)![1] O, sizi seçti; dinde üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi;[2] babanız İbrahim'in milletinde (dininde de bu böyleydi).[3] Elçi'nin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur'an'da) size "Müslümanlar." adını vermiştir.[4] Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah'a (O'nun vahyine) sımsıkı sarılın![5] O, sizin mevlanızdır (efendinizdir). O ne güzel mevladır (efendidir) ve O ne güzel yardımcıdır!